
Erteleme alışkanlığı hedeflerimizin önündeki en büyük engellerden biridir. Zamanı verimli kullanmamızı önler, iş ve sosyal hayatımızı sekteye uğratır. Atalarımız ‘bugünün işini yarına bırakma’ diye boşuna dememişlerdir.
Herkes erteleme alışkanlığının ne gibi olumsuzluklara yol açacağını bilir, ertelemekten de şikâyetçidir. Ama nedense bu huyundan kurtulması öyle kolay olmaz. Siz de onlardan biriyseniz, aşağıda okuyacağınız formüller bu sorunun üstesinden gelmenize katkıda bulunacaktır.
Kendimize Karşı Dürüst Olalım

- Kendimize yalan söylemek en çok başvurduğumuz yöntemlerden biri olsa da erteleme alışkanlığının en büyük sebeplerinden biri de budur. ‘Yapacağım, başlayacağım, hafta sonu da geçsin Pazartesi diyete gireceğim…’ gibi ardı arkası kesilmeyen yalanlar kendimize olan güvenimizi azaltır ve bizi başarısızlığa sürükler.
- Halbuki ne yapmamız gerekiyorsa hemen yapmaya çalışmalı; ertelemeyi düşünmeye vakit bırakmadan hızlı karar vermeliyiz. Tabii ki bir iş yapmadan önce her ihtimali düşünmek, bazen ince eleyip sık dokumak da gereklidir.
- Acele karar vermenin istenmeyen sonuçları mâlumdur. Fakat işi abartmamak, orta yolu bulmak önemlidir. Yapmamız gereken şey aslında basittir: Planlamak ve uygulamak.
Karar Vermekten Korkmayalım
Erteleme alışkanlığı kararlarımızın önüne geçmemelidir. En kötü kararın, kararsızlıktan iyi olduğu söylenir. Muallakta kalmaktansa, bir yön belirleyip oraya doğru yol almak daha iyi değil midir?
Seçim Yapmayı Bilelim
Önümüzdeki seçeneklerden birini tercih ettiğimizde artık belirli bir hedefimiz olur. Bilgiye ulaşmak, yapabileceğimize inanmak, motive olmak bir seçimin sonucudur.
Fiziksel Etkenlere Dikkat Edelim

Yeterli uyku uyumamış olmak, stres ve psikolojik sorunlar, sağlıksız beslenme nedeniyle enerji düşüklüğü de erteleme alışkanlığı edinmemize neden olabilir. Öyleyse risk faktörlerini ortadan kaldırarak bu hastalığın önüne geçmemiz gerekir.
Enerji depolamak için hem sağlıklı ve dengeli beslenmeye özen göstermeli, hem düzenli egzersiz yapmalı ve sevdiğimiz şeylerle meşgul olmalıyız. Ertelemek bizim enerjimizi alacak, -deyim yerindeyse- sırtımıza dağlar kadar yük binmesine yol açacaktır.
Ertelemek bir şeyi yok etmez. Bilakis varlığını arka planda sürdürür ve bu, bizi devamlı rahatsız eder. Nasıl kullanmadığımız halde telefonumuzda çalışan uygulamalar şarjımızı yiyorsa; ertelediklerimiz de enerjimizi tüketir.
Bugün bir şeyi ertelememiz; yarın karşılaşacağımız bir fırsatı kaçırmamıza sebep olabilir. Erteledikçe işler birikir ve her şey daha da sarpa sarar. Unutmamalıdır ki; bugünümüz, dünümüzün yarınıdır. Bugün dün olacaktır. Onun için beklemeden harekete geçebilmeyi de öğrenmemiz lâzımdır.
Hedeflerimizi Parçalara Ayıralım

Yapılacak işler gözümüzde büyüyor olabilir. Fakat onları bölümlere ayırmak bize daha ulaşılabilir olduklarını düşündürecek ve şevkimizi artıracaktır. Küçük hedefleri başarabilmek büyük hedefler için motivasyon oluşturur.
Yaptıklarımız için kendimizi ödüllendirmek de erteleme alışkanlığı tedavisinde uygulayabileceğimiz bir başka yöntemdir! Mantra (telkinler, içsel konuşmalar), motivasyon, taltif edilmek başarıya giden yolda bizim teşvikçilerimizdir.
Yardım İstemekten Çekinmeyelim
Ertelemek bazen yapacağımız işi yeterince bilmemekten veya doğru yapıp yapamayacağımız konusunda endişeli olmaktan kaynaklanır. Bu durumda başkalarından yardım istemek, ertelememizin önüne geçecektir.
Erteleme Alışkanlığından Kurtulmanın Yolları

Bu problemle mücadele etmek için uygulayabileceğimiz diğer şeyleri şöyle sıralayabiliriz:
- Ortamı Değiştirmek: Çevremizin üzerimizdeki etkisi yadsınamaz. İç mekân dekorasyonundan bulunduğumuz ortamdaki dış faktörlere kadar pek çok şey ertelememize zemin hazırlayabilir. Dekorasyonda daha canlı renkler kullanmak, odamızı ve çalışma masamızı derli-toplu tutmak erteleme isteğinin baskılanmasına yardım edebilir.
- Zaman Çizelgesi Oluşturmak: Bir işi belirli bir tarihte tamamlamamız gerekiyorsa çoğu zaman ‘daha çok vaktim var’ şeklinde düşünmeye ve ertelemeye yatkın oluruz. Fakat evdeki hesap çarşıya uymayabilir. Hele birden çok tarihin olması durumunda işler içinden çıkılmaz bir hâl alabilir. Erteleme alışkanlığı bizim ruhumuzu esir almasın istiyorsak; planlarımızı parçalara bölerek zamanlamalı ve neyi ne zaman yapmamız gerektiğini not etmeliyiz. Hatta bu notlardan bazılarına ‘şu tarihte yapılmazsa her şey mahvolacak!’ gibi uyarılar eklemek bizi daha da şevklendirebilir.
- Ertelemeye Yönelten Şeylerden Kurtulmak: Bu; sıklıkla oynadığımız bir oyun olabilir. Sosyal medya ve internette çok zaman geçirdiğimiz diğer siteler olabilir. Bir sonraki bölümünü heyecanla beklediğimiz diziler de olabilir. ‘Ertelememe ne sebep oluyor?’ sorusunu sorarak vereceğimiz yanıtlara karşı temkinli hareket etmeye başlamalıyız. Örneğin sosyal medya hesaplarımızı bir süreliğine dondurabilir, TV izlemeye ara verebiliriz.
- Başarı Hikâyeleri Okumak: Bize ilham verecek olan kişilerin hayat hikâyelerini okumak erteleme alışkanlığı problemimize çözüm olabilir. Girişimcilerin nasıl bu raddeye geldiğini, azim ve kararlılıklarını gösteren örnekleri okumak veya dinlemek bizde harekete geçme isteği uyandıracaktır. Ayrıca bizi motive edecek kişilerin bloglarını okumak, çevremizde böyle insanlar varsa onlarla daha çok vakit geçirmek de mutlaka işe yarayacaktır. Bir arkadaşımızla birbirimizi ‘ertelememek’ konusunda uyarmamız, birbirimize destek olmamız; neler yaptığımızla ilgili birbirimizi sorgulamamız ve böylece –deyim yerindeyse- birbirimize gaz vermemiz de erteleme hastalığıyla başa çıkmamızda önemli bir yöntemdir.
- Planlarımızı Başkalarına Anlatmak: Yapacaklarımızdan başkalarına bahsetmek erteleme hastalığıyla mücadelemizde bize mesafe katettirecektir. Zira onlar bizi gördükleri zaman ne durumda olduğumuzu, neler yaptığımızı soracak; bu da bize yapmamız gerekenleri hatırlatacaktır.
- Hedeflerimizi Gözden Geçirmek: Yapmamız gereken şeyler varsa ve biz bunları uzun süredir erteliyorsak gerçekten onları yapmak istemiyor olabiliriz. İnsan kendini tanıdıkça koyduğu hedeflerin bazen onun için artık bir şey ifade etmediğini fark eder. İşimizden biraz uzaklaşmak, tatile çıkıp sakin bir yerde kafa dinlemek ve bu süreçte kendimize kulak verip ne yapmak istediğimizi, neler yapmamız gerektiğini gözden geçirmek erteleme alışkanlığı ile savaşımızdan bizi galip çıkaracaktır.
Erteleme Hastalığından İki Dakika Kuralı’yla Kurtulmak

- İki dakika yahut daha az zaman alacak pek çok şeyi ertelediğimiz bir gerçektir. 2 dakika kuralının temel mantığı şudur: Bir şeyi yapmanız iki dakika veya bundan daha az sürecekse, o halde onu yapın!
- Ayrıca edindiğiniz yeni alışkanlıkları da her gün en az iki dakika uygulayın. Meselâ yazma yeteneğinizi geliştirmek istiyorsanız her gün iki dakika bir şeyler yazın. Sağlıklı beslenmeyi bir rutin hâline getirmek istiyorsanız günde iki dakikanızı ayırıp bir meyve yiyin.
- Böylece her gün ‘yeniden başlayacak güç’ bulacaksınız ve bu, sürekliliğin sağlanmasında kilit rol oynayacaktır.
En kolayından başlamak, alarmlar ve küçük notlar gibi hatırlatıcılardan yararlanmak, erken uyanmak da erteleme alışkanlığı adını verilen müzmin derdimize derman olabilir.




